20 Ara

Beşiktaş 6′da 6 peşinde

Ligin 8. haftasında Fenerbahçe’ye 2-0 yenilen siyah-beyazlılar, daha sonra Süper Lig’deki 5 maçını da kazandı. Beş maçlık seride İstanbul Başakşehir’i 2-1, Kasımpaşa’yı 2-0, Kardemir Karabükspor’u 2-1, Trabzonspor’u 3-0, Gaziantepspor’u da 1-0 mağlup eden “Kara Kartallar”, 2009-2010 sezonunun ardından ilk kez üst üste 5 lig maçı kazandı ve 13. haftayı 29 puanla lider tamamladı. Hafta içinde Ziraat Türkiye Kupası’nda Çaykur Rizespor’a 1-0 yenilen Beşiktaş, Akhisar Belediyespor’u puansız gönderip, lig liderliğini sürdürmeye çalışacak. Başakşehir Fatih Terim Stadı’nda saat 19.00′da başlayacak müsabakayı hakem Süleyman Abay yönetecek.

Sakatlar iyileşiyor

Sakat futbolcularının çokluğu bakımından oldukça sıkıntılı bir dönem geçiren Beşiktaş, bazı oyuncularının Akhisar Belediyespor maçı öncesi iyileşmesiyle biraz olsun rahat nefes aldı. Sakatlığı bulunan oyunculardan Gökhan Töre, Ersan Adem Gülüm, Cenk Gönen ve Veli Kavlak dün takımla çalışmaya katıldı. Mustafa Pektemek, Necip Uysal, Ramon Motta, Tomas Sivok ve Demba Ba’dan yarınki müsabakada da yararlanamayacak Beşiktaş’ta, Cenk Tosun’un maça yetiştirilmesi için son ana dek çaba gösterilecek. Cenk Tosun’un karşılaşmaya yetişememesi durumunda forvette, hafta içindeki kupa maçında olduğu gibi genç oyuncu Furkan Yaman’ın görev yapması bekleniyor.

3 oyuncu sarı kart ceza sınırında

Beşiktaş’ta Akhisar Belediyespor maçı öncesi 3 oyuncu sarı kart ceza sınırında bulunuyor. Sezon başından bu yana ligde üçer sarı kart gören Oğuzhan Özyakup, Tolga Zengin ve Serdar Kurtuluş, yarınki maçta da sarı kart görmeleri durumunda gelecek haftaki Torku Konyaspor müsabakasında cezalı duruma düşecek. Siyah-beyazlı takımda ayrıca, sakatlığı nedeniyle takımdan ayrı kalan Demba Ba’nın da 3 sarı kartı var.

Akhisar Belediyespor galibiyete hasret

Beşiktaş’ın yarınki rakibi Akhisar Belediyespor, ligde 7 maçtır kazanamıyor. Süper Lig’deki son galibiyetini 6. haftada Kasımpaşa karşısında alan Ege temsilcisi, daha sonraki 7 maçından 3′ünü yitirip, 4′ünde berabere kaldı ve 3 puanı bir arada göremedi. Deplasmandaki son 4 maçını kaybeden yeşil-siyahlıların ligdeki 15 golünden 11′ini, gol kralığı yarışında zirvede yer alan Yunan futbolcusu Gekas attı. Akhisar Belediyespor, 14. haftaya 17 puanla 10. sırada girdi.

Beşiktaş ile Akhisar Belediyespor 5. maça çıkıyor

Beşiktaş ile Akhisar Belediyespor, Süper Lig’de yarın 5. kez karşı karşıya gelecek. İki takım arasında geride kalan 4 maçtan 2′sini siyah-beyazlılar, birini Ege temsilcisi kazandı, biri de berabere bitti. Beşiktaş’ın 10 golüne, Akhisar Belediyespor 8 golle yanıt verdi. Taraflar arasındaki 4 karşılaşmada toplam 18 gol atıldı, maç başına gol ortalaması 4,5 oldu.

2012-2013 sezonunda İstanbul’da yapılan maçı Beşiktaş, Holosko (2) ve Hilbert’in golleriyle 3-1 kazandı, Akhisar Belediyespor’un tek golünü Mustafa Aşan attı. Manisa’daki müsabakada ise evsahibi ekip Gekas (2), Uğur Demirok ve Emin Aladağ’ın golleriyle 4-1 galip geldi, Beşiktaş’ın tek golünü Mustafa Pektemek kaydetti. Geçen sezon Manisa’daki müsabaka 3-3 bitti. Ege temsilcisinin gollerini Bruno (2) ve Bilal Kısa, Beşiktaş’ın gollerini ise Olcay Şahan, Oğuzhan Özyakup ve Almeida attı. İstanbul’da ise siyah-beyazlılar, Veli Kavlak, Mustafa Pektemek ve Hutchinson’ın golleriyle 3-0 galip geldi.

Kaynak : hurriyet.com.tr

20 Ara

Durant’sız Thunder, Lakers’ı yendi


NBA’e 10 maçla devam edildi. Batı Konferansı temsilcilerinin mücadelesinde Oklahoma City Thunder, Staples Center’da Los Angeles Lakers’ı 104-103 yenerek bu sezonki galibiyet sayısını 13′e çıkardı.

Sakatlığı nedeniyle yıldız basketbolcusu Kevin Durant’dan yoksun mücadele eden Thunder’da Russell Westbrook 31 sayı, 10 asist ve 5 ribauntla, Reggie Jackson 25 sayıyla, Serge Ibaka 16 sayı ve 7 ribauntla galibiyette pay sahibi oldu.

Bu sezon 18. mağlubiyetini alan Lakers’ta 15′te 3 isabetle oynayan Kobe Bryant 9 sayı, 8 asist ve 8 ribauntla, Ed Davis 18 sayı ve 9 ribauntla, Ronnie Price ve Carlos Boozer 14′er sayıyla, Jeremy Lin’in 12 sayı, 8 ribaunt ve 5 asistle mücadele etti.

- San Antonio yine uzatmalara devrildi

San Antonio Spurs, Memphis Grizzlies karşılaşmasında olduğu gibi yine 3 uzatma periyoduna taşıdığı son karşılaşmasından da mağlubiyetle ayrıldı. Portland Trail Blazers’ı evinde ağırlayan Spurs, son uzatmadaki etkisiz performansının ardından mücadeleden 129-119 yenildi.

Bu sezon 21. galibiyetine imza atan Blazers’ta Damian Lillard 43 sayıyla kariyer rekorunu kırarken, LaMarcus Aldridge 32 sayı ve 16 ribauntla, Wesley Matthews ise 16 sayı, 7 ribaunt ve 5 asistle takımına maçı kazandıran oyuncular oldu.

Son şampiyon Spurs, 10. mağlubiyetini alırken, Tim Duncan’ın 32 sayı ve 10 ribaunt, Danny Green’in 27 sayı ve 10 ribauntluk performansları galibiyet için yeterli olmadı.

- Bulls, Grizzlies’a acımadı

Diğer karşılaşmada Chicago Bulls, deplasmanda karşılaştığı Memphis Grizzlies’ı 103-97 yenerek galibiyet sayısını 17′ye taşıdı.

Bulls’ta Jimmy Butler’ın 31 sayı ve 10 ribauntla, çaylak Nikola Mirotic 6′da 6 üçlük isabetiyle 27 sayı ve 8 ribauntla, Aaron Brooks 17 sayıyla, Joakim Noah ise 10 sayı ve 13 ribauntla galibiyette pay sahibi oldu.

Bu sezon 5. kez kaybeden Grizzlies’ta Mike Conley 21 sayıyla, Beno Udrih 15 sayıyla, Marc Gasol 13 sayı ve 10 ribauntla oynadı.

- Wizards kazanmaya alıştı

American Airlines Arena’da Miami Heat’e konuk olan Washington Wizards, karşılaşmadan 105-103 galip ayrılarak oynadığı son 12 maçın 11′inden galip ayrıldı.

Wizards’ta John Wall 20 sayı ve 10 asistle, Nene 20, Bradley Beal 16, Paul Pierce ise 14 sayıyla takımının galibiyetinde önemli rol üstlendi.

Bu sezon 15. mağlubiyetini alan Heat’te Dwyane Wade 28 sayı, 8 asist ve 4 ribauntla, Luol Deng ise 19 sayıyla mücadele etti.

NBA’e 7 maçla devam edilecek.

- Toplu sonuçlar

Orlando Magic – Utah Jazz: 94 – 101

Philadelphia 76ers – Charlotte Hornets: 91-109

Boston Celtics – Minnesota Timberwolves: 114-98

Cleveland Cavaliers – Brooklyn Nets: 95-91

Detroit Pistons – Toronto Raptors: 100-110

Miami Heat – Washington Wizards: 103-105

Memphis Grizzlies – Chicago Bulls: 97-103

San Antonio Spurs – Portland Trail Blazers: 119-129

Denver Nuggets – Los Angeles Clippers: 109-106

Los Angeles Lakers – Oklahoma City Thunder: 103-104

Kaynak : fotomac.com.tr

20 Ara

Kız kıza alışveriş

Zorlu’da kurulan ‘Yeni Yıl Köyü’nde evleri dolaşan ikili yakınlarına şimdiden bolca hediyeler aldı.

Kaynak : hurriyet.com.tr

20 Ara

Bayezid’i oynamak benim için onur

Türk insanının adınızı neden bu kadar geç duyduğuyla başlayalım…
- Geç olması hiç olmamasından iyidir! İnsanlar hayatlarının farklı evrelerinde olgunlaşır. Genç yaşlarımda daha keyfiydim, kariyerime bugünkü kadar odaklanmamıştım. O zamanlar sadece eğleniyordum, şimdi iş ve oyunun dengesini yakaladım.

Kıbrıslısınız. Aileniz Kıbrıs’tan ne zaman ayrıldı? Londra’da nasıl bir çocukluk geçirdiniz?
- Babam 1968’de, adadaki şiddet nedeniyle ayrılmış Kıbrıs’tan. 14 yaşındaymış daha… İngilizce bilmiyormuş, o yüzden adaptasyon süreci daha da sıkıntılı geçmiş. Annem ise Londra’da doğmuş, sonra bebekken Kıbrıs’a dönmüş.
Dört yılını orda geçirip yine geri gelmiş. Şanslıyım ki benim çocukluğum normal geçti. Ailem bana ve kardeşime rahat bir hayat yaşatmak için çok çalıştı. Zor günlerde dahi babam bizim eğitimimize çok önem verdi. Hatırlıyorum da cebinde son 5 pound’u varken bile aç bırakmadı bizi. Bu arada beni de kendisiyle çalışmaya götürürdü. Küçük asistanı olarak televizyon, elektronik tamiri yaparken izlerdim onu…

Kıbrıs ya da Türkiye’ye gider gelir misiniz?
- Anneannem 1989’da beni Kıbrıs’a götürmüştü. Askeri kışlayı ziyaret etmiş, ailemin büyüdüğü yerleri görmüştüm. Ondan sonra Kıbrıs’a tekrar gitmedim ama Türkiye’ye birkaç kez geldim. Köklerimle ilişkilerim biraz karışık aslında. Ailem ulusalcı ve Kemalistti. Ben bu ortamda büyüdüm. Yetişirken Türk kibrini reddettim, “Bence tüm insanlar aynı” dedim, bir şekilde isyan ettim ve köklerimi reddettim. Ama yaşlandıkça Türk kökenime döndüm. Türk kültürünün nasıl katmanlı ve hayran bırakacek kadar zengin olduğunu fark ettim. Türkiye dünyanın merkezinde ve kendime Türk demekten de mutlu oluyorum. İlk kez İstanbul’a geldiğimde kendimi eve dönmüş gibi hissettim ve İngiltere’de asla tam olarak hissetmediğim kabullenişi fark ettim.


AİLEM OYUNCU OLUP FAKİR KALMAMDAN KORKUYORDU

Oyuncu olmaya ne zaman karar verdiniz?
- Her zaman insanları güldürmeyi severdim. Farklı kostümler giyip sesimi değiştirip taklitler yapardım. Sanki başka bir şansım yokmuş gibi hissettim. Hayalimi takip ettim ve tutkum beni bu noktaya getirdi. Ama ailem bu konuda beni desteklemedi.

Nasıl yani?
- Benim için korkuyorlardı çünkü aktör olursam hayatım boyunca fakir kalabilirdim.

Siz korkmadınız mı bundan?
- Hayır, bütün bu engellerin üstesinden geldim. Hayal gücüm ve yapabileceğine inanacak kadar büyük bir egom vardı.

Küçükken en çok Prince ve Michael Jackson taklitleri yaparmışsınız.

- Uydudan MTV izlerdik. Uydular yüzünden bahçemiz NASA uzay üssüne benziyordu, çünkü babam üç tane uydu anteni kurmuştu. Müziği çok sevdiğimden sürekli MTV izliyordum. Hatta Michael Jackson ve Prince’in videolarını kaydediyordum. Hâlâ Prince’i çok severim, muhteşem bir müzisyendir. Ama artık onu taklit etmiyorum. Ergenlik döneminde Prince’i taklit ederek kadınlar konusunda başarılı olurum diye düşünmüştüm. 16 yaşındaki bir erkeğe göre bu önemli bir şeydi (gülüyor).

“Da Vinci’s Demons” dizisinde şehzade 2. Bayezid’i oynuyorsunuz. “Black Fold” filminde de prenstiniz. Saltanat doğanızda mı var?

- Her zaman bir prens olmak istemişimdir (gülüyor). Eski ev sahibim bana “Arap prensi” diye seslenirdi. Ben de “Türk prensi de” derdim. Şaka bir kenara soylu birini oynamak eğlenceli. Birkaç dakikalığına da olsa Bayezid’in yerinde olmak benim için büyük bir onur. Fatih Sultan Mehmet’in tarihimizdeki yeri büyük. Başarıları neredeyse onu insan üstü bir varlık yapıyor. Bayezid ise babasının gölgesinden kurtulmaya çalışıyor. Aynı Jimi Hendrix’in rock gitaristi olmak isteyen oğluymuş da sürekli babasının ne kadar iyi olduğu hatırlatılıyormuş gibi!

BAYEZİD BABASI FATİH’İN AKSİNE BİR HİPPİYDİ

“Da Vinci’s Demons”a ikinci sezonda katıldınız. Seçmeler nasıldı?
- İki kez görüşmeye gittim ve kendimi “bu rolü oynamak kaderimde var”a ikna ettim.

Neden?

- Babam küçükken kafamı Osmanlı hikayeleriyle doldururdu ve bu hikayeler beni her zaman büyülerdi. Göçebe bir kabilenin dünyanın en büyük imparatorluğunu kurması beni etkilemişti. Yönetmen, senarist ve yapımcıya seçmelerde hikayeyi baştan sona bildiğimi, bu adamın ruhunu anladığımı söyledim. Babasına kıyasla Bayezid bir hippiydi. Bayezid suyu iyileştirmeyi, dünyanın en iyi hastanelerini yaptırmayı, işçilerin haklarını önemsiyordu. Babası ya da oğlu
Selim gibi savaş yanlısı değildi.

Dizide konuştuğunuz Türkçe eleştirilmişti. Bu eleştiriler sizi nasıl etkiledi? Türkçenizi geliştirdiniz mi?
- Yetişirken çok fazla Türkçe konuşmadığım için normal olarak bir aksanım var. Eleştiriler de beni üzdü. Çünkü herkesi hayal kırıklığına uğrattığımı düşündüm. O zamandan bu yana Türkçemi geliştirmek için çok sıkı çalışıyorum. Cesaret, bir dili konuşmaktaki en büyük etken. Dizinin ikinci sezon final bölümünde Türkçemin daha iyi olduğunu hissediyordum. İlk intiba unutulacak gibi değil ama her fırsatta Türkçem İngilizcem kadar iyi olsun diye çalışıyorum.

Peki ya üçüncü sezon?
- Ne yazık ki hiçbir bilgi veremem, beni bağışlayın.



FATİH AKIN TABULAR HAKKINDA FİLM YAPACAK KADAR CESUR

Biraz da Hrant karakterini canlandırdığınız “The Cut”tan bahsedelim. Film hakkında neler düşünüyorsunuz? Bu arada filmin senaryosu nedeniyle Fatih Akın’ın da eleştirilere hedef olduğunu hatırlatayım.
- Fatih Akın tabular hakkında film yapacak kadar cesur biri. “The Cut” da büyük sanat eserlerinin yaptığı gibi statükoyu sorguluyor. Bence bütün Türkler bu filmi izlemeli. Geçmişimizle yüzleşmeliyiz. Bu güzel filmde insanlık çekirdeğe kadar soyuluyor, tek ulus olmanın en iyi ve kötü yanları gözler önüne seriliyor.

Tahar Rahim ile yeniden aynı projede olmak nasıldı?
- Tahar bana Robert De Niro’nun gençliğini anımsatıyor çünkü gözleriyle her şeyi anlatabiliyor. “Black Gold” filminde de kardeşi canlandırmıştık. İkimiz de Fatin Akın’ın filminde oynamak istiyorduk ve iki sene sonra bu hayal gerçek oldu.

Peki Fatih Akın?

- Fatih Akın ile çalışmak benim hayalimdi. O sadece muhteşem bi sanatçı değil aynı zamanda muhteşem bir insan. Onun yönetmenliğini deneyimlemek eşsiz bir deneyimdi. Sonuçta zekası, duygusallığı ile eşleşerek beyazperdeye yansıdı. Bence “The Cut” Ermeniler ile Türkleri bir araya getirecek, tam da bu nedenle bu filme dahil olmaktan gurur duyuyorum. Fatih sette eşitlikçi bir atmosfer yarattı. Herkes çok önemliydi ve enerjimiz çok yüksekti. Yani gerçek bir liderdi. Rolü çıkarmam için bana yeterli alan sağladı. Rol hakkındaki fikri o kadar netti ki elinizde olmadan onun perspektifinden bakıyorsunuz. Çekimlerden çok güzel anılarımız var, özellikle biri aklımdan çıkmıyor. “Cenaze sahnesinde gözyaşı görmek istiyor musun?” diye sordum, “Senin değil ama izleyicinin ağlaması gerek” dedi.

APTAL BİR HERİFE DÖNÜŞMEDEN  SON NEFESİME KADAR  OYUNCULUK YAPMAK İSTİYORUM

Yönetmenler neden size genellikle Arap rolleri veriyor?

- Muhtemelen damarlarımda Arap kanı olduğu için… Ama gerçekten de neden İngiltere ve Amerika’da Türk rollerinden çok Arap rollerinde yer aldığımı ben de bilmiyorum. Benim işim adapte etmek ve şanslıyım ki birçok ulusa uyan bir yüzüm var.

Aktör olarak hedefiniz nedir?

- Eğer bir gün Oscar kazanırsam aptal bir herife dönüşmeden son nefesime kadar oyunculuk yapmak… David Lynch, Martin Scorcese ve tekrar Fatih Akın ile çalışmak isterim.

Peki ya bir gün Türkiye’de çalışmak?

- İnşallah bir gün çalışırım. Ve Türkiye’de çalışırken de geleceğim batıda mı yoksa doğuda mı karar veririm.

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

20 Ara

Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, sezaryen tartışmasına noktayı koydu: Fıtratı normal doğum

SAĞLIK Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Meclis’te bir grup gazeteciyle sohbetinde ‘sezaryen’ ile ilgili açıklamalar yaptı. Bakan, şunları söyledi: “Normal doğum yapma talebi hastanın en doğal hakkıdır ve doğrusu da budur. Hastayı buna hazırlamak da hem ebelerimizin hem aile hekimlerimizin hem de normal hekimlerimizin görevi. ‘Ben sezaryen istiyorum’, hastanın böyle bir hakkı yok.”

‘SEZARYEN HAK DEĞİL’

“Doktorun görevi tıbbi anlamda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmektir, yoksa hastanın isteklerini yerine getirmek gibi bir şey yok. Hastanın hakkı olan tıbbi hizmetleri yapmak zorunda doktor. Sezaryen hak kapsamına girmez. (Kadın psikolojik olarak hazır, normal doğuma hazır değilse sorusu üzerine) Sezaryen sonrası yaşanacak sorunları kim üstlenecek? Dolayısıyla bu işin doğalı, fıtratı normal doğumdur. Annenin psikolojisini doğru besleyen de normal doğumdur. Niye bıçağı attırıp karnı, karın zarını, rahmi kestirip bir sürü dikiş yiyeceğim? Sezaryen bir ameliyattır, operasyondur. Hasta ikna olmak istemiyorsa psikolojik desteği verelim. Sonuçta manavdan muz almıyoruz. Burada işin doğrusu ve doğal olanı normal doğumdur.”

‘SEZARYEN MÜEYYİDESİ’

“Bugün bilimsel verilere göre sezaryenin oranı 100 doğumda 15-17’dir. Biz burada yüzde 50’lere geldiysek bir hata var demektir. Şimdi ebelerle ilgili bir düzenleme yapacağız, uzman ebelerimize normal doğumları yaptırma olanağı sağlanacak. Hekimlerimize mektup yazıyoruz, aylık 100 doğumunuzdan şu kadarı sezaryen, şu kadarı normal, siz de biliyorsunuz ki bilimsel verileri de şudur diye. Bunu hem hekim bazında hem servis bazında yapıyoruz; aynı şekilde özel hastanelerin de hem hekimine hem servis yöneticisine hem de hastane yönetimine. Önümüzdeki yıllarda da belirli kriterlere uymayanlara belirli müeyyideleri koyacağız.”

AİLE HEKİMİNE PAZAR NÖBETİ

SAĞLIK Bakanı Müezzinoğlu, cumartesi nöbetine isyan eden aile hekimlerine de mesaj verdi: “Çalışma saatleri değişmedi. Hafta arası 8 saat çalışıyorlar, ayda bir de cumartesileri 8 saat nöbet tutacaklar, hepsi bu. 2-3 yıl sonra pazar günleri de nöbet koyacağız, ayda bir kez bir pazar 8 saat nöbet tutacak, hafta arası da normal 8 saat mesaisini yapacak.”

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

20 Ara

Yönetim güven muhalifler seçim istiyor

TRABZONSPOR’da bugün son dönemlerin en çetin olağan genel kurulu yaşanacak… Başkanlık seçiminin yapılacağı kongreye az bir süre kala, mevcut yönetime sert eleştirilerle yüklenen muhalefet ibraya karşı, Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu ise icraatlarına onay ve güven tazelemek için delegelerden oy isteyecek. Bugün adeta fırtınanın kopması beklenen genel kurulda beş temel konu üzerinde tartışma lar yoğunlaşacak. İşte 5 maddede bordo mavililerin genel kurul gündemi:

7’iNCi MADDE ÇIKMAZI

Muhalef, gündemin 7. maddesindeki “Gayrimenkul satın alınması ve bunlar hakkında ayni hak tesis edilmesi” ibaresinin, kulübün mallarının satılacağı olarak algılayarak tepki göstermişti. Israrla bu maddenin ‘mal satmakla’ alakası olmadığını; aksine ‘satın alma ve yatırım yapma’ projeleri için gerekli olduğunu vurgulayan Hacıosmanoğlu yönetimi, kongreye saatler kala dün bu maddeyi geri çekeceğini açıkladı. Böylece büyük tartışma yaratan  7. madde gerilimi bitti,

O MÜLK ‘KARTAL TESİSLERİ’

Hacıosmanoğlu ve yönetiminin 7. maddeyi delegelerin onayına sunmasındaki asıl amaç İstanbul Kartal’da bulunan tesislerin satın alınması. Trabzonspor yönetimi irtifak sahibi ve kiracısı olarak bulunduğu bu tesisleri satın alarak, İstanbul’da da bir tesise kavuşmayı ve böylece kulübe maddi açıdan gelir sağlamayı hedefliyor. Bu nedenle mali genel kurulda delegelerinden bu maddeyi onaylamasını bekliyor.

HEDEF SEÇİMLİ KONGRE

Aralarında eski başkanlar, asbaşkanlar ve yöneticilerin de bulunduğu muhalefet, kulübü aşırı borçlandırdığını ve yönetemediğini savunduğu yönetime karşı cephe oluşturmuş durumda. Özellikle gayrimenkul alımına izin vermemeyi, 2015 bütçesini onaylamamayı ve yönetim kurulunu idari ve mali yönden ibra etmemeyi düşünen muhalefet, İbrahim Hacıosmanoğlu’nu en erken dönemde seçimli olağanüstü kongreye zorlamayı amaçlıyor.

KOTAYI AŞAN ÜYELİK

Tüzüğe aykırı olarak kaydı gerçekleştirilen 1800 üye de tartışma konusu. Tüzük gereği yönetimin genel kurulda oy kullanma hakkına sahip üyelerin yüzde 5’i kadar üye yapma hakkı bulunmasına rağmen, Hacıosmanoğlu yönetimi 1.5 yılda 2850 üye yaparak muhalefetin tepkisini çekti. Tüzüğe aykırı olarak üye yapılanların da genel kurul gündeme getirilerek tartışılması bekleniyor.

YÖNETİMİN GÜVENİ TAM

Muhalefetin bu tavrına karşılık gündemdeki her maddenin anlaşılır ve açık olduğunu savunan Hacıosmanoğlu yönetimi, ibra edilmeme konusunda hiç bir çekincelerinin bulunmadığını belirtiyor. İcraatlarının arkasında durduklarını ve kongrenin güven tazelemek adına önemli olduğunu düşünen Hacıosmanoğlu, gönderdiği mesajla üyeleri kongreye davet ederek, destek beklediğini belirtti.

Şener’e pavyon suçlaması

TRABZONSPOR Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, kendisi için “Sadece ilkokul mezunu” diyen eski başkan Sadri Şener’e yanıt verip, “Aramızda kültür farkı var. En önemli fark şu: Siz Trabzonspor’un parasıyla bardarlada, pavyonlarda yaşayan insanlarsınız, biz ise bir tabak yemeği olmayanlarla paylaşma meraklısıyız” dedi.

Borç 289 milyon TL usulsüz üye 1632 kişi

TRABZONSPOR’un borcu 288 milyon 647 bin 972 TL. Denetleme kurulu başkanı Mahmut Ören, “30 Kasım 2014 itibariyle kulübümüzün, 207 milyon 846 bin 870 TL uzun vadeli, 80 milyon 801 bin 102 lira kısa vadeli olmak üzere toplam 288 milyon 647 bin 972 TL net borcu bulunuyor” dedi. Ören, ayrıca 30 Eylül 2014 itibariyle üye sayısının 24 bin 255 olduğunu belirterek, 2014’te 1632 kişi de tüzüğe aykırı olarak fazladan üye yapıldı” dedi.

Katar’dan Waris için 8 milyon dolar

KATAR’ın Lekhwiya Kulübü, Waris Majeed’i almak için bordo mavili yönetime teklifte bulundu. Sezon başında Spartak Moskova’dan 6 milyon Euro’ya alınan 23 yaşındaki alınan Waris için Trabzonspor kapıyı 12 milyon dolardan aşağı satmayacağını bildirirken Katarlıların ise 8 milyon dolar önerdiği öğrenildi. Anlaşma sağlanırsa Waris devre arası gidecek. Bu arada Waris yaptığı açıklamada, “Yardımda bulunmak için inşaatı devam eden bir camii arıyorum” dedi.

Kaynak : hurriyet.com.tr

20 Ara

Aklına yeni mi geldi

BURSASPOR Teknik Direktörü Şenol Güneş, Yarsuvat’ın açıklamaları için, “Şike süreci ne zaman oldu. 4 yıl geçti şimdi mi geldi aklına” dedi.
Güneş şöyle devam etti: “İşte hukukçular bunlar. Bunu söyleyen kulüp başkanı. Şike süreci ne zaman oldu. 4 yıl geçti şimdi mi geldi aklına? Gerçekse çok kolay. Failleri belli. Paraleller var, kareler var, dikdörtgenler var. Kolay nasılsa hapisteler sorarsın soruşturursun.

Cumhurbaşkanı da biliyor

F.Bahçe Kulübü inkar mı etmiş? Peki bu kim oluyor?  Ben haksızlığa uğramayı çok iyi biliyorum. F.Bahçe ‘Ben şike yapmadım’ diyor. O zaman yapmadığı için F.Bahçe’yi koruyalım. Türkiye’de ortalık bulandırma hikayesi var. Ben o suda olmak istemiyorum. Tahkim’e gittiğimde yapılan haksızlığa bugünkü Cumhurbaşkanı da biliyor. Gücün hukuğu olmasın, dediğim lafı o günlerde söyledim.”


Yönetimden fazla mesai

KRİTİK ve zor bir dönemde göreve gelen Duygun Yarsuvat yönetimi fazla mesai yapıyor.
G.Saray’da haftada 1 gün gerçekleşen yönetim toplantıları tarihe karıştı. Yoğun trafik ve halledilmeyi bekleyen konular nedeni ile Yarsuvat’ın kararı ile haftada 2 gün toplantı yapıyor.

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

20 Ara

Yılbaşında maç var

ZİRAAT Türkiye Kupası’nda 4. grup maçlarının tarihleri açıklandı. Programa göre Beşiktaş ve F.Bahçe yılbaşı gecesinden 1 gün önce, yani 30 Aralık Salı günü deplasmanda sahaya çıkacak. G.Saray 31 Aralık’ta Diyarbakır BŞB’yi 14.00’te ağırlayacak. 31 Aralık Çarşamba günü G.Saray maçı harici 7 mücadele daha oynanacak. Trabzon ise, 1 Ocak Perşembe günü 18.00’de deplasmanda Manisaspor’la kozlarını paylaşacak.

‘STATÜ GEREĞİ’

TFF 1. Başkanvekili ve İcra Kurulu üyesi Servet Yardımcı konuyla ilgili Hürriyet’e, “Sezon başında değişen statü gereği tüm tarihlere maç koyduk. Yılbaşında oynatmadığımız karşılaşmaları, başka tarihte oynatma ihtimalimiz yoktu” dedi. Yardımcı, “İngiltere’de bunun örnekleri var. Biz, hem oyuncular, hem de maçlardaki güvenlik güçlerinin durumunu düşünerek karşılaşmaları gündüze aldık” diye konuştu.


4 BÜYÜKLERiN FiKSTÜRÜ

30 Aralık Salı

18.00 Altınordu-Fenerbahçe
20.30 Adana DS-Beşiktaş
31 Aralık Çarşamba
14.00 Galatasaray-D.Bakır BŞB
1 Ocak Perşembe
18.00 Manisaspor-Trabzonspor

31 ARALIK’TAKİ MAÇLAR

11.30     Cizre-Konya
13.00     Tuzla-Gaziantep
13.00     Bayburt GÖİ-Kayseri
13.00     Akhisar-Keçiörengücü
13.00  G.Antep BŞB-Sivas
14.00    G.saray-D.Bakır BŞB
16.00   Rize-Sarıyer
16.00    Bursa-Samsun


Beşiktaş PFDK’lık oldu

TARAFTARLARININ, Ziraat Türkiye Kupası’nda oynanan Çaykur Rizespor maçında yaptıkları ‘çirkin ve kötü tezahürat’ nedeniyle Beşiktaş, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk edildi.

Kaynak : hurriyet.com.tr

20 Ara

Büyük takım her zaman kazanır

Bir diğer taraftan G.Saray’ın performansının her geçen gün yükseldiğini gördüğü zaman da F.Bahçe’nin daha etkili bir futbol oynayacağını düşündük.
20 dakikalık bölümde F.Bahçe’nin isteğine Erciyes’in de karşılık vermesiyle tempolu bir maç izledik.

İYİ CEVAP VERDİLER

Özellikle Gökhan’ın kanadından gelen ataklarda Fenerbahçe etkili olmaya çalıştı. En önemli poziyon ise Caner’in kornerden gönderidği topa Kuyt’ın kalecinin önünde topa vuramamasıydı. Fenerbahçe’nin oyunu önde oynamak için yaptığı baskı zaman zaman sonuç verse de Erciyes’in kontraları Fenerbahçe kalesinde tehlike yarattı. Erciyes’in Emre-Meireles ikilisine toplu veya topsuz alanda uyguladığı markaja iki oyuncu hareketli oyunla cevap vermeye çalıştı. 20. dakikadan sonra kontrolü eline alan Fenerbahçe alan ve adam savunmasını iyi yapan rakibini aşamadı. 

3 PUAN ÇOK ÖNEMLİ

Sow-Emenike uyumsuzluğunu hiçbir maçta bu kadar olumsuz görmemiştim. Emenike’nin ‘Beni çıkarın’ feryadını İsmail Kartal ancak 68. dakikada gördü. Fenerbahçe’nin yine bulduğu bir diğer önelmi pozisyon 70. dakikada yine duran toptandı. M. Topal’ın kafa vuruşunu Gökhan müthiş çıkardı. Diego’nun hala kulübede oturması da ayrı bir soru işaretiydi. Erciyes oynatmamayı birinci planda tutması iki takım adına maçın kısır geçmesine neden oldu. Fakat 85. dakikada kazanılan penaltı ile gelen gol Fenerbahçe için altın değerinde bir 3 puan getirdi.
Yine sonuç var ama oyun olarak Fenerbahçelileri mutlu etmeyen bir oyun var. Tabii ki Kayseri’den 3 puanla dönmesi ‘kötü zamanda bile büyük takımsan kazanmasını bileceksin’ felsefesini ispatlar nitelikteydi.

Kaynak : hurriyet.com.tr

20 Ara

Özel bölgeye nükleer ayarı

“Askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri yönetmeliği”nde yapılan değişiklikle, nükleer tesisler de özel güvenlik bölgeleri kapsamına alındı. Özel güvenlik bölgelerinde bulunan taşınmazların, yabancı ülkelerde kurulan şirketlere satılması, devredilmesi ve kiralanmasının da yolu açıldı.

Resmi Gazete’de dün yayımlanan değişikliğe göre artık “özel güvenlik bölgesi” talebi için gelen değişiklikleri değerlendiren komisyona; o tesisin temsilcisi de katılabilecek. Nükleer tesisler üzerinde yer alan hava sahaları ikinci derece hava askeri yasak bölgesi ilan edilebilecek. Böyle bir durumda söz konusu alanlarda “Türk uyruklu kişilerin kullanımındaki her türlü hava araçlarının uçması veya altında bulunan alanlara inmesi” yasak olacak.

 

Kaynak : hurriyet.com.tr